تَمَّ إِلْغَاءُ الشَّرِكَةِ بِقَرَارٍ مِنَ الْمَحْكَمَةِ، مِمَّا أَدَّى إِلَى فُقْدَانِ الْعَدِيدِ مِنَ الْمُوَظَّفِينَ لِوَظَائِفِهِمْ.
Mahkeme kararıyla şirketin lağıvı gerçekleşti, bu da birçok çalışanın işsiz kalmasına neden oldu.
تَمَّ إِلْغَاءُ الشَّرِكَةِ بِقَرَارٍ مِنَ الْمَحْكَمَةِ، مِمَّا أَدَّى إِلَى فُقْدَانِ الْعَدِيدِ مِنَ الْمُوَظَّفِينَ لِوَظَائِفِهِمْ.
Mahkeme kararıyla şirketin lağıvı gerçekleşti, bu da birçok çalışanın işsiz kalmasına neden oldu.
تَمَّ فَسْخُ الْعَقْدِ بِسَبَبِ عَدَمِ الْقُدْرَةِ عَلَى حَلِّ الْخِلَافَاتِ بَيْنَ الطَّرَفَيْنِ.
Sözleşmenin lağıvı, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözülememesi üzerine gerçekleşti.
يَنُصُّ الْقَانُونُ الْجَدِيدُ عَلَى إِبْطَالِ اللَّوَائِحِ الْقَدِيمَةِ وَيُقَدِّمُ نَهْجًا أَكْثَرَ حَدَاثَةً.
Yeni kanun, eski düzenlemelerin lağıvını öngörüyor ve daha modern bir yaklaşım sunuyor.