lal

بَقِيَ أَخْرَسَ لِفَتْرَةٍ مِنَ الْوَقْتِ بَعْدَ الصَّدْمَةِ، وَلَمْ يَتَمَكَّنْ مِنَ التَّحَدُّثِ.

Şoktan sonra bir süre lal kaldı, konuşamadı.

يَتَوَاصَلُ الْأَشْخَاصُ الَّذِينَ يُولَدُونَ أَبْكَمَ بِاسْتِخْدَامِ لُغَةِ الْإِشَارَةِ.

Doğuştan lal olan insanlar işaret diliyle iletişim kurarlar.

كَانَتْ تَرْتَدِي فُسْتَاناً بِلَوْنٍ يَاقُوتِيٍّ.

Lal rengi bir elbise giymişti.

İlişkili Kelimeler