lekelenmek

تَبَقَّعَ قَمِيصِي الْأَبْيَضُ عَلَى الْفَوْرِ بِسَبَبِ انْسِكَابِ الْقَهْوَةِ عَلَيْهِ.

Beyaz gömleğim kahve döküldüğü için hemen lekelendi.

تَلَطَّخَتِ الْجُدْرَانُ بِبَصَمَاتِ أَصَابِعِ الْأَطْفَالِ.

Duvarlar, çocukların parmak izleriyle lekelendi.

تَشَوَّهَ اسْمُهُ بِسَبَبِ الْفَضِيحَةِ السِّيَاسِيَّةِ.

Siyasi skandal yüzünden adı lekelendi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler