müşahede

طَوَّرَ الْعُلَمَاءُ نَظَرِيَّةً جَدِيدَةً نَتِيجَةً لِمُلَاحَظَاتِهِمْ.

Bilim insanları, yaptıkları müşahedeler sonucunda yeni bir teori geliştirdiler.

رَاقَبَتِ الشُّرْطَةُ الْمُشْتَبَهَ بِهِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Polis, şüpheliyi uzun süre müşahede altında tuttu.

بَعْدَ مُعَايَنَةِ الطَّبِيبِ لِلْمَرِيضِ، قَامَ بِتَشْخِيصِ حَالَتِهِ.

Doktor, hastayı müşahede ettikten sonra teşhis koydu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler