مَعَ حُلُولِ الرَّبِيعِ، يَحِلُّ جَوٌّ مُبْهِجٌ فِي كُلِّ مَكَانٍ.
Baharın gelmesiyle birlikte her yer müferrih bir havaya büründü.
مَعَ حُلُولِ الرَّبِيعِ، يَحِلُّ جَوٌّ مُبْهِجٌ فِي كُلِّ مَكَانٍ.
Baharın gelmesiyle birlikte her yer müferrih bir havaya büründü.
الْمَشْيُ عَلَى شَاطِئِ الْبَحْرِ يُعْطِي الْإِنْسَانَ شُعُوراً مُفْرِحاً.
Deniz kenarında yürümek insana müferrih bir his veriyor.