أَعْطَوْهُ مُهْلَةَ شَهْرٍ لِسَدَادِ دَيْنِهِ.
Borcunu ödemesi için ona bir ay mühlet verdiler.
أَعْطَوْهُ مُهْلَةَ شَهْرٍ لِسَدَادِ دَيْنِهِ.
Borcunu ödemesi için ona bir ay mühlet verdiler.
تَمَّ مَنْحُ فَتْرَةِ سَمَاحٍ لِمُدَّةِ أُسْبُوعٍ لِنَتَائِجِ الِاخْتِبَارِ.
Sınav sonuçları için bir hafta mühlet tanındı.
مُهْلَة لِلتَّفْكِير، مَهْل، إِمْهَال