mührelemek

لَمَّعَ النَّجَّارُ الْخَشَبَ لِإِعْطَائِهِ مَظْهَرًا لَامِعًا.

Mobilyacı, ahşabı mühreleyerek parlak bir görünüm kazandırdı.

صَقَلَ الْفَنَّانُ الْوَرَقَ لِلْحُصُولِ عَلَى سَطْحٍ أَمْلَسَ.

Sanatçı, kağıdı mühreleyerek pürüzsüz bir yüzey elde etti.

İlişkili Kelimeler