أَصْدَرَتِ الْحُكُومَةُ قَانُونًا جَدِيدًا لِتَجْرِيدِ بَعْضِ مُلَّاكِ الْأَرَاضِي مِنْ مِلْكِيَّتِهِمْ.
Hükümet, bazı toprak sahiplerini mülksüzleştirmek için yeni bir yasa çıkardı.
أَصْدَرَتِ الْحُكُومَةُ قَانُونًا جَدِيدًا لِتَجْرِيدِ بَعْضِ مُلَّاكِ الْأَرَاضِي مِنْ مِلْكِيَّتِهِمْ.
Hükümet, bazı toprak sahiplerini mülksüzleştirmek için yeni bir yasa çıkardı.
نَزَعَتِ الْحَرْبُ مِلْكِيَّةَ الْعَدِيدِ مِنَ الْأَشْخَاصِ مِنْ مَنَازِلِهِمْ وَأَرَاضِيهِمْ.
Savaş, birçok insanı evlerinden ve topraklarından mülksüzleştirdi.