münacat

نَاجَى الدَّرَاوِيشُ اللهَ طَوَالَ اللَّيْلِ.

Derviş, gece boyunca Allah'a münacat etti.

تَضَرَّعَ الرَّجُلُ الْمَرِيضُ إِلَى اللهِ وَتَنَاجَى مِنْ أَجْلِ الشِّفَاءِ.

Hasta adam, şifa için Allah'a tazarru ve münacat etti.

دُعَاء — أَدْعِيَة

الْمُؤْمِنُونَ يَدْعُونَ اللَّهَ وَيَتَنَاجَوْنَ إِلَيْهِ دَائِمًا.

Müminler, her zaman Allah'a dua ve münacat ederler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler