münasebetsiz

لَقَدْ صَدَمَتْنِي حَقًّا الطَّرِيقَةُ غَيْرُ اللَّائِقَةِ الَّتِي تَصَرَّفَ بِهَا.

Onun bu kadar münasebetsiz davranması beni çok şaşırttı.

هَذَا النَّوْعُ مِنَ النُّكَاتِ غَيْرُ مُنَاسِبٍ لِلْغَايَةِ فِي مِثْلِ هَذَا الْوَضْعِ الْجَادِّ.

Bu tür bir şaka, böyle ciddi bir ortamda çok münasebetsiz.

لَنْ أَسْمَحَ لَكَ بِمُعَامَلَتِي بِهَذِهِ الْوَقَاحَةِ.

Bana bu kadar münasebetsiz davranmana izin vermeyeceğim.

İlişkili Kelimeler