مِنَ الْمُهِمِّ الْقِيَادَةُ بِحَذَرٍ فِي الْأَجْزَاءِ الْمُنْحَنِيَةِ مِنَ الطَّرِيقِ.
Yolun münhani kısımlarında dikkatli sürüş yapmak önemlidir.
مِنَ الْمُهِمِّ الْقِيَادَةُ بِحَذَرٍ فِي الْأَجْزَاءِ الْمُنْحَنِيَةِ مِنَ الطَّرِيقِ.
Yolun münhani kısımlarında dikkatli sürüş yapmak önemlidir.
طَبَّقَ الْمُهَنْدِسُ الْمِعْمَارِيُّ تَصْمِيمًا مُقَوَّسًا عَلَى وَاجِهَةِ الْمَبْنَى.
Mimar, binanın cephesine münhani bir tasarım uyguladı.
يُضِيفُ الْهَيْكَلُ الْمُتَقَوِّسُ لِلْجِسْرِ مَظْهَرًا جَمَالِيًّا إِلَى الْمَنْظَرِ.
Köprünün münhani yapısı, manzaraya estetik bir görünüm katıyor.
Ayrıca: مُلْتَوٍ