اضْطُرَّ الْجُنُودُ الْمَهْزُومُونَ فِي الْحَرْبِ إِلَى التَّرَاجُعِ.
Savaşta münhezim olan askerler, geri çekilmek zorunda kaldılar.
اضْطُرَّ الْجُنُودُ الْمَهْزُومُونَ فِي الْحَرْبِ إِلَى التَّرَاجُعِ.
Savaşta münhezim olan askerler, geri çekilmek zorunda kaldılar.
شَعَرَ بِأَنَّهُ فِي وَضْعٍ مُنْهَزِمٍ ضِدَّ مُنَافِسِهِ.
Rakibine karşı münhezim bir durumda olduğunu hissetti.