müreffehen

عَاشَتْ عَائِلَتُنَا بِرَغَدٍ، وَلَمْ نُعَانِ أَبَدًا مِنْ صُعُوبَاتٍ مَالِيَّةٍ.

Ailemiz müreffehen yaşadı, hiçbir zaman maddi sıkıntı çekmedik.

تَتَطَوَّرُ هَذِهِ الْمَدِينَةُ وَتَنْمُو بِازْدِهَارٍ.

Bu şehir müreffehen gelişiyor ve büyüyor.

يَجِبُ أَنْ تَعْمَلَ بِجِدٍّ لِتَعِيشَ بِتَرَفٍ.

Müreffehen yaşamak için çok çalışmak gerekiyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler