كَانَ الْمَطَرُ يَهْطِلُ بِاسْتِمْرَارٍ، لِذَلِكَ لَمْ نَتَمَكَّنْ مِنَ الْخُرُوجِ.
Yağmur müstemirren yağıyordu ve bu yüzden dışarı çıkamadık.
كَانَ الْمَطَرُ يَهْطِلُ بِاسْتِمْرَارٍ، لِذَلِكَ لَمْ نَتَمَكَّنْ مِنَ الْخُرُوجِ.
Yağmur müstemirren yağıyordu ve bu yüzden dışarı çıkamadık.
الْعَمَلُ عَلَى هَذَا الْمَشْرُوعِ بِشَكْلٍ دَائِمٍ سَيَضْمَنُ نَجَاحَنَا.
Bu proje üzerinde müstemirren çalışmak, başarılı olmamızı sağlayacak.
يَجِبُ أَنْ نَسْتَمِرَّ فِي التَّعَلُّمِ بِاسْتِمْرَارٍ لِكَيْ نَتَحَسَّنَ عَلَى نَحْوٍ مُتَوَاصِلٍ.
Müstemirren gelişmek için sürekli öğrenmeye devam etmeliyiz.