تَمَّ تَوْقِيعُ هُدْنَةٍ فِي نِهَايَةِ الْحَرْبِ وَبَدَأَتْ مُحَادَثَاتُ السَّلَامِ.
Savaşın sonunda mütareke imzalandı ve barış görüşmeleri başladı.
تَمَّ تَوْقِيعُ هُدْنَةٍ فِي نِهَايَةِ الْحَرْبِ وَبَدَأَتْ مُحَادَثَاتُ السَّلَامِ.
Savaşın sonunda mütareke imzalandı ve barış görüşmeleri başladı.
تَمَّ إِعْلَانُ وَقْفِ إِطْلَاقِ النَّارِ بَيْنَ الطَّرَفَيْنِ.
Taraflar arasında mütareke ilan edildi.
تَمَّ الِاتِّفَاقُ عَلَى شُرُوطِ اتِّفَاقِ الْهُدْنَةِ.
Mütareke şartları üzerinde anlaşmaya varıldı.