mısırcı

كَانَ بَائِعُ الذُّرَةِ يَتَجَوَّلُ فِي الشَّوَارِعِ بِعَرَبَتِهِ الْمُتَنَقِّلَةِ وَيَبِيعُ الذُّرَةَ الطَّازَجَةَ وَيُسْعِدُ الْأَطْفَالَ.

Mısırcı, seyyar arabasıyla sokak sokak dolaşarak taze mısır satıyor ve çocukları mutlu ediyordu.

كَانَ زَارِعُ الذُّرَةِ يَكْسِبُ رِزْقَهُ مِنْ خِلَالِ حَصَادِ الذُّرَةِ الَّتِي يَزْرَعُهَا فِي حَقْلِهِ وَيَعِيلُ أُسْرَتَهُ.

Mısırcı, tarlasında yetiştirdiği mısırları hasat ederek geçimini sağlıyor ve ailesini geçindiriyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler