mahbube

مَحْبُوبَة — مَحْبُوبَات

يَصِفُ الشَّاعِرُ فِي قَصَائِدِهِ الْحُبَّ الْعَمِيقَ الَّذِي يَشْعُرُ بِهِ تُجَاهَ مَحْبُوبَتِهِ.

Şair, yazdığı şiirlerde mahbubesi için duyduğu derin aşkı anlatıyor.

كَانَتْ مَعْشُوقَةً يُحِبُّهَا الْجَمِيعُ وَيُعْجَبُونَ بِهَا.

O, herkesin hayran olduğu ve sevdiği bir mahbube idi.

تَقَدَّمَ الشَّابُّ إِلَى حَبِيبَتِهِ وَتَزَوَّجَهَا وَكَانَ سَعِيدًا جِدًّا.

Genç adam, mahbubesine evlenme teklif etti ve çok mutlu oldu.

İlişkili Kelimeler