مِهْمَاز — مَهَامِيز
اسْتَخْدَمَ الْفَارِسُ مِهْمَازَهُ لِتَسْرِيعِ حِصَانِهِ.
Atlı, atını hızlandırmak için mahmuzlarını kullandı.
اسْتَخْدَمَ الْفَارِسُ مِهْمَازَهُ لِتَسْرِيعِ حِصَانِهِ.
Atlı, atını hızlandırmak için mahmuzlarını kullandı.
كَانَ لِلدِّيكِ نُتُوءٌ حَادٌّ عَلَى قَدَمِهِ.
Horozun ayağında sivri bir mahmuz vardı.