كَانَتْ كُلُّ كَلِمَةٍ قَالَهَا ذَاتَ مَعْنًى وَمُثِيرَةً لِلتَّفْكِيرِ.
Söylediği her söz çok manalı ve düşündürücüydü.
كَانَتْ كُلُّ كَلِمَةٍ قَالَهَا ذَاتَ مَعْنًى وَمُثِيرَةً لِلتَّفْكِيرِ.
Söylediği her söz çok manalı ve düşündürücüydü.
كَانَتْ عَيْنَاهَا تَنْظُرَانِ بِتَعْبِيرٍ شَدِيدٍ، وَفَهِمْتُ مَا كَانَتْ تَشْعُرُ بِهِ.
Gözleri çok manalı bakıyordu, ne hissettiğini anladım.
يَجِبُ أَنْ نَسْعَى جَاهِدِينَ لِعَيْشِ حَيَاةٍ هَادِفَةٍ.
Manalı bir hayat yaşamak için çabalamalıyız.