mandıracı

كَانَ صَاحِبُ الْمَلْبَنِ يَسْتَيْقِظُ مُبَكِّراً كُلَّ صَبَاحٍ وَيَعْتَنِي بِالْحَيَوَانَاتِ.

Mandıracı, her sabah erkenden kalkıp hayvanlarla ilgilenirdi.

كَانَ الْعَامِلُ فِي الْمَلْبَنِ خَبِيراً فِي حَلْبِ الْأَبْقَارِ وَصُنْعِ الْجُبْنِ.

Mandıracı, süt sağma ve peynir yapma konusunda uzmandı.

كَانَ مُشَغِّلُ الْمَلْبَنِ يَبْحَثُ بِاسْتِمْرَارٍ عَنْ طُرُقٍ جَدِيدَةٍ لِتَوْسِيعِ أَعْمَالِهِ.

Mandıracı, işini büyütmek için sürekli yeni yöntemler arıyordu.

İlişkili Kelimeler