maraz

مَرَض — أَمْرَاض

هَذَا الْمَرَضُ سَيْطَرَ عَلَى جَسَدِي كُلِّهِ، وَأُعَانِي مِنْ آلَامٍ لَا تُطَاقُ.

Bu maraz, tüm vücudumu etkisi altına aldı, dayanılmaz ağrılar çekiyorum.

دَاء — أَدْوَاء

كَانَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ يُعَانِي مِنْ دَاءٍ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Yaşlı adam, uzun süredir bir marazla mücadele ediyordu.

İlişkili Kelimeler