جَلَسَ عَلَى الْأَرِيكَةِ بِشَكْلٍ مُتَرَاخٍ بَعْدَ تَنَاوُلِ الطَّعَامِ.
Yemekten sonra koltukta mayışık bir şekilde oturdu.
جَلَسَ عَلَى الْأَرِيكَةِ بِشَكْلٍ مُتَرَاخٍ بَعْدَ تَنَاوُلِ الطَّعَامِ.
Yemekten sonra koltukta mayışık bir şekilde oturdu.
الطَّقْسُ حَارٌّ جِدًّا الْيَوْمَ، لِذَلِكَ الْجَمِيعُ مُتَكَاسِلٌ قَلِيلًا.
Bugün hava çok sıcak, bu yüzden herkes biraz mayışık.