meclis kurmak

نُحِبُّ كَثِيرًا أَنْ نَعْقِدَ مَجْلِسًا فِي الْحَدِيقَةِ وَنَتَحَدَّثَ عِنْدَمَا يَحِلُّ الْمَسَاءُ.

Akşam olunca bahçede meclis kurup sohbet etmeyi çok severiz.

اِجْتَمَعْنَا مَعَ أَصْدِقَائِنَا وَشَكَّلْنَا جَلْسَةً لِاسْتِعَادَةِ ذِكْرَيَاتِ الْأَيَّامِ الْخَوَالِي.

Arkadaşlarımızla bir araya gelip meclis kurarak eski günleri yad ettik.

شَكَّلَ الطُّلَّابُ حَلْقَةً فِي الْمَكْتَبَةِ لِلدِّرَاسَةِ.

Öğrenciler, ders çalışmak için kütüphanede meclis kurdular.

İlişkili Kelimeler