خِلَالَ الحَرِيقِ، صَرَخَ النَّاسُ 'نَجْدَةً!' طَالِبِينَ المُسَاعَدَةَ.
Yangın sırasında insanlar 'Medet!' diye bağırarak yardım istediler.
خِلَالَ الحَرِيقِ، صَرَخَ النَّاسُ 'نَجْدَةً!' طَالِبِينَ المُسَاعَدَةَ.
Yangın sırasında insanlar 'Medet!' diye bağırarak yardım istediler.
تَقْدِيمُ العَوْنِ لِلْمُحْتَاجِينَ هُوَ وَاجِبٌ إِنْسَانِيٌّ.
Zor durumda olanlara medet etmek insanlık görevidir.