لَقَدْ أَظْهَرَ مَوْقِفًا شُجَاعًا حَتَّى فِي أَصْعَبِ الظُّرُوفِ.
O, çok zor durumlarda bile mert bir duruş sergiledi.
لَقَدْ أَظْهَرَ مَوْقِفًا شُجَاعًا حَتَّى فِي أَصْعَبِ الظُّرُوفِ.
O, çok zor durumlarda bile mert bir duruş sergiledi.
الإِنْسَانُ الجَرِيءُ يَقُولُ الحَقِيقَةَ دَائِمًا.
Mert bir insan her zaman doğruyu söyler.
لَقَدْ فَازَ بِتَقْدِيرِ الْجَمِيعِ مِنْ خِلَالِ إِظْهَارِ سُلُوكٍ نَبِيلٍ.
Mert bir davranış sergileyerek herkesin takdirini kazandı.
Ayrıca: صَادِق