لَيْسَ لَدَيَّ فَلْسٌ وَاحِدٌ الْآنَ، كَيْفَ يُمْكِنُنِي مُسَاعَدَتُكَ؟
Şu anda meteliğim bile yok, sana nasıl yardım edebilirim ki?
لَيْسَ لَدَيَّ فَلْسٌ وَاحِدٌ الْآنَ، كَيْفَ يُمْكِنُنِي مُسَاعَدَتُكَ؟
Şu anda meteliğim bile yok, sana nasıl yardım edebilirim ki?
لَمْ يَتَبَقَّ لَدَيَّ قِرْشٌ وَاحِدٌ فِي جَيْبِي، يَجِبُ أَنْ أَسِيرَ إِلَى الْمَنْزِلِ.
Cebimde metelik bile kalmamış, eve yürümek zorundayım.