عَادَ الرَّجُلُ الَّذِي خَسِرَ كُلَّ أَمْوَالِهِ فِي المُقَامَرَةِ إِلَى المَنْزِلِ مُفْلِسًا.
Kumar oynayarak bütün parasını kaybeden adam, züğürt bir şekilde evine döndü.
عَادَ الرَّجُلُ الَّذِي خَسِرَ كُلَّ أَمْوَالِهِ فِي المُقَامَرَةِ إِلَى المَنْزِلِ مُفْلِسًا.
Kumar oynayarak bütün parasını kaybeden adam, züğürt bir şekilde evine döndü.
بِسَبَبِ الأَزْمَةِ، أَصْبَحَ العَدِيدُ مِنَ النَّاسِ مُعْدَمِينَ.
Kriz nedeniyle birçok insan züğürt duruma düştü.
اضْطُرَّ إِلَى البَدْءِ فِي الحَيَاةِ مِن جَدِيدٍ وَهُوَ لَا يَمْلِكُ شَيْئًا.
Züğürt bir şekilde hayata yeniden başlamak zorunda kaldı.