metres

عَشِيقَة — عَشِيْقَات

سَمِعْتُ أَنَّهَا عَشِيقَةُ ذَلِكَ الرَّجُلِ، هَذَا وَضْعٌ مُفَاجِئٌ لِلْغَايَةِ.

O adamın metresi olduğunu duydum, bu çok şaşırtıcı bir durum.

خَلِيلَة — خَلَائِل

كَانَ لِخَلِيلَاتِ المَلِكِ تَأْثِيرٌ كَبِيرٌ فِي القَصْرِ.

Kralın metresleri sarayda büyük bir etkiye sahipti.

İlişkili Kelimeler