metruke

تَقِفُ هَذِهِ السَّيَّارَةُ مَتْرُوكَةً فِي الشَّارِعِ مُنْذُ شَهْرٍ.

Bu araba bir aydır sokakta metruk halde duruyor.

تُرِكَتْ سَفِينَةٌ مَهْجُورَةٌ لِتَتَعَفَّنَ عَلَى الشَّاطِئِ.

Metruke bir gemi, sahilde çürümeye terk edilmişti.

كَانَتِ الْمُدُنُ الْمُخَلَّفَةُ بَعْدَ الْحَرْبِ تَنْتَظِرُ إِعَادَةَ بِنَائِهَا.

Savaş sonrası metruke şehirler, yeniden inşa edilmeyi bekliyordu.

İlişkili Kelimeler