meziyet

أَهَمُّ مِيزَةٍ فِي هَذِهِ السَّيَّارَةِ هِيَ أَنَّ اسْتِهْلَاكَ الْوَقُودِ مُنْخَفِضٌ لِلْغَايَةِ، وَهَذَا رَائِعٌ.

Bu arabanın en önemli meziyeti, yakıt tüketiminin çok düşük olmasıdır, bu harika.

فَضِيلَة — فَضَائِل

الصِّدْقُ وَالْعَدَالَةُ هُمَا أَهَمُّ الْفَضَائِلِ الَّتِي يُمْكِنُ أَنْ يَمْتَلِكَهَا الْإِنْسَانُ، فَلْنُحَافِظْ عَلَيْهِمَا.

Dürüstlük ve adalet, bir insanın sahip olabileceği en önemli meziyetlerdir, onları koruyalım.

أَبْرَزُ خَاصِّيَّةٍ مُمْتَازَةٍ لِهَذَا الْمُنْتَجِ هِيَ طُولُ عُمْرِهِ وَمَتَانَتُهُ، وَهَذَا مُهِمٌّ لِلْغَايَةِ.

Bu ürünün en belirgin meziyeti, uzun ömürlü olması ve dayanıklılığıdır, bu çok önemli.

Ayrıca: صِفَةٌ حَمِيدَةٌ

İlişkili Kelimeler