أَعْفَوُا الطُّلَّابَ مِنَ الِامْتِحَانِ لِأَنَّهُمْ أَكْمَلُوا مَهَامَّ الْمَشْرُوعِ بِنَجَاحٍ.
Öğrencileri sınavdan muaf tuttular çünkü proje ödevlerini başarıyla tamamladılar.
أَعْفَوُا الطُّلَّابَ مِنَ الِامْتِحَانِ لِأَنَّهُمْ أَكْمَلُوا مَهَامَّ الْمَشْرُوعِ بِنَجَاحٍ.
Öğrencileri sınavdan muaf tuttular çünkü proje ödevlerini başarıyla tamamladılar.
قَدْ يَسْتَثْنِي هَذَا الْقَانُونُ بَعْضَ الْأَشْخَاصِ بِسَبَبِ ظُرُوفٍ خَاصَّةٍ.
Bu kural, özel durumlar nedeniyle bazı kişileri muaf tutabilir.
أَعْفَى، اِسْتَثْنَى