شَمْعَة — شُمُوع
أَشْعَلَ شَمْعَةً فِي غُرْفَتِهِ لِخَلْقِ جَوٍّ رُومَانْسِيٍّ.
Odasında romantik bir atmosfer yaratmak için mum yaktı.
أَشْعَلَ شَمْعَةً فِي غُرْفَتِهِ لِخَلْقِ جَوٍّ رُومَانْسِيٍّ.
Odasında romantik bir atmosfer yaratmak için mum yaktı.
صَنَعَ النَّحَّاتُ تَمَاثِيلَ جَمِيلَةً جِدًّا مِنَ الشَّمْعِ.
Heykeltıraş, balmumundan çok güzel heykeller yaptı.