musibet

مُصِيبَة — مَصَائِب

يُمْكِنُ أَنْ تَحْدُثَ هَذِهِ الْمُصِيبَةُ لَنَا جَمِيعًا، لِذَلِكَ يَجِبُ أَنْ نَكُونَ مُسْتَعِدِّينَ.

Bu musibet, hepimizin başına gelebilir, bu yüzden hazırlıklı olmalıyız.

الْحَرْبُ وَالْجُوعُ وَالْمَرَضُ هِيَ أَعْظَمُ الْبَلَايَا الَّتِي تُوَاجِهُهَا الْبَشَرِيَّةُ.

Savaş, açlık ve hastalıklar insanlığın karşılaştığı en büyük musibetlerdir.

كَارِثَة — كَوَارِث

كَانَتْ هُنَاكَ دَائِمًا كَوَارِثُ طَبِيعِيَّةٌ مِثْلُ الزَّلَازِلِ وَالْفَيَضَانَاتِ وَالْحَرَائِقِ.

Deprem, sel ve yangın gibi doğal musibetler her zaman olmuştur.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler