mutantan

كَانَ حَفْلُ الزِّفَافِ بَاهِراً وَفَخْماً لِلْغَايَةِ لِدَرَجَةِ أَنَّ الجَمِيعَ أُعْجِبُوا بِهِ.

Düğün töreni o kadar mutantan ve görkemliydi ki herkes hayran kaldı.

كَانَ الْفُنْدُقُ يَتَمَيَّزُ بِدِيكُورٍ فَخْمٍ وَأَثَاثٍ فَاخِرٍ.

Otel, mutantan bir dekorasyona ve lüks mobilyalara sahipti.

سَحَرَ الْفَنَّانُ الْجُمْهُورَ بِعَرْضٍ رَائِعٍ.

Sanatçı, mutantan bir gösteriyle izleyicileri büyüledi.

İlişkili Kelimeler