وافقت على مساعدته بلا قيد أو شرط لأنه صديقي المقرب.
Yakın arkadaşım olduğu için ona kayıtsız şartsız yardım etmeyi kabul ettim.
وافقت على مساعدته بلا قيد أو شرط لأنه صديقي المقرب.
Yakın arkadaşım olduğu için ona kayıtsız şartsız yardım etmeyi kabul ettim.
يجب أن نؤمن بحقوق الإنسان بلا قيد أو شرط.
İnsan haklarına koşulsuz şartsız inanmalıyız.