muzmahil
تَدَهْوَرَتْ صِحَّتُهُ تَدْرِيجِيّاً وَأَصْبَحَتْ فِي حَالَةٍ مُزْرِيَةٍ.
Sağlığı giderek muzmahil hale geldi.
كَانَتِ الْمَدِينَةُ فِي حَالَةٍ مُتَرَدِّيَةٍ بَعْدَ الْحَرْبِ.
Savaş sonrası şehir muzmahil bir haldeydi.
تَدَهْوَرَتْ صِحَّتُهُ تَدْرِيجِيّاً وَأَصْبَحَتْ فِي حَالَةٍ مُزْرِيَةٍ.
Sağlığı giderek muzmahil hale geldi.
كَانَتِ الْمَدِينَةُ فِي حَالَةٍ مُتَرَدِّيَةٍ بَعْدَ الْحَرْبِ.
Savaş sonrası şehir muzmahil bir haldeydi.