perişan

كَانَتِ الْمَدِينَةُ فِي حَالَةٍ بَائِسَةٍ بَعْدَ الْحَرْبِ، كُلُّ مَكَانٍ مُدَمَّرٌ وَخَرِبٌ.

Savaşın ardından şehir perişan bir haldeydi, her yer yıkılmış ve harap olmuştu.

بِسَبَبِ الْأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ، الْعَدِيدُ مِنَ الشَّرِكَاتِ فِي حَالَةٍ مُتَدَهْوِرَةٍ وَعَلَى وَشْكِ الْإِفْلَاسِ.

Ekonomik kriz nedeniyle birçok işletme perişan durumda ve iflasın eşiğinde.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler