nahoş

لَقَدْ وَاجَهْنَا مُفَاجَأَةً غَيْرَ سَارَّةٍ، لِذَلِكَ كَانَ يَوْمُنَا سَيِّئاً بِأَكْمَلِهِ.

Nahoş bir sürprizle karşılaştık, bu yüzden bütün günümüz kötü geçti.

كَانَتْ هُنَاكَ رَائِحَةٌ غَيْرُ لَطِيفَةٍ فِي غُرْفَةِ الْفُنْدُقِ، مِمَّا أَفْسَدَ رَاحَتَنَا.

Otel odasında nahoş bir koku vardı, bu da konforumuzu bozdu.

وَقَعَ حَادِثٌ كَرِيهٌ وَأَحْزَنَ الْجَمِيعَ كَثِيراً.

Nahoş bir olay yaşandı ve herkes çok üzüldü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler