بِسَبَبِ سَذَاجَتِهِ الشَّدِيدَةِ، تَمَّ خِدَاعُهُ بِسُهُولَةٍ.
Çok naif olduğu için kolayca kandırıldı.
بِسَبَبِ سَذَاجَتِهِ الشَّدِيدَةِ، تَمَّ خِدَاعُهُ بِسُهُولَةٍ.
Çok naif olduğu için kolayca kandırıldı.
كَانَ لَدَيْهِ أُسْلُوبٌ فِطْرِيٌّ فِي التَّعْبِيرِ.
Naif bir anlatımı vardı.
كَانَ يَتَصَرَّفُ كَطِفْلٍ بَرِيءٍ.
Naif bir çocuk gibi davranıyordu.