تَضْطَرُّ الشَّرِكَةُ إِلَى نَقْلِ مُنْتَجَاتِهَا إِلَى مُدُنٍ مُخْتَلِفَةٍ بِالشَّاحِنَاتِ.
Şirket, ürünlerini farklı şehirlere kamyonlarla nakletmek zorunda.
تَضْطَرُّ الشَّرِكَةُ إِلَى نَقْلِ مُنْتَجَاتِهَا إِلَى مُدُنٍ مُخْتَلِفَةٍ بِالشَّاحِنَاتِ.
Şirket, ürünlerini farklı şehirlere kamyonlarla nakletmek zorunda.
رَوَى لَنَا جَدِّي قِصَّةً قَدِيمَةً.
Dedem bize eski bir hikâye nakletti.
Ayrıca: أَبْلَغَ
اِنْتَقَلَ، سَرَدَ، عَنْعَنَ