nale

كَانَ أَنِينُ الرَّجُلِ الْجَرِيحِ يُمَزِّقُ اللَّيْلَ.

Yaralı adamın nalesi, geceyi yırtıyordu.

كَانَ تَأَوُّهُ الطِّفْلِ الْمَرِيضِ يُحْزِنُ أُمَّهُ كَثِيرًا.

Hasta çocuğun nalesi, annesini çok üzüyordu.

İlişkili Kelimeler