nam

اِسْم — أَسْمَاء

كَانَ فِي تِلْكَ الْمَدِينَةِ رَجُلٌ بِاسْمِ عَلِيٍّ.

O şehirde Ali namında bir adam vardı.

لَدَيْهِ صِيتٌ جَيِّدٌ بِفَضْلِ أَمَانَتِهِ.

Onun dürüstlüğü sayesinde iyi bir namı var.

زَادَتْ شُهْرَةُ الْفَنَّانِ مَعَ الْأَعْمَالِ الَّتِي قَامَ بِهَا.

Sanatçının namı, yaptığı eserlerle daha da arttı.

Ayrıca: اِشْتِهَار

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler