عَلَى الرَّغْمِ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ، هُوَ أَخِي، يَجِبُ أَنْ أُسَاعِدَهُ.
Ne de olsa o benim kardeşim, ona yardım etmeliyim.
عَلَى الرَّغْمِ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ، هُوَ أَخِي، يَجِبُ أَنْ أُسَاعِدَهُ.
Ne de olsa o benim kardeşim, ona yardım etmeliyim.
مَهْمَا يَكُنْ، نَحْنُ أَصْدِقَاءُ مُنْذُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ، لَا يُمْكِنُنِي تَرْكُهُ وَحِيدًا.
Ne de olsa uzun yıllardır arkadaşız, onu yalnız bırakamam.