niş

وَضَعْتُ مِزْهَرِيَّةً صَغِيرَةً فِي الْمِشْكَاةِ دَاخِلَ الْحَائِطِ.

Duvarın içindeki nişe küçük bir vazo yerleştirdim.

فِي الْمَنَازِلِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتْ تُوجَدُ كُوَّاتٌ فِي الْجُدْرَانِ بِشَكْلٍ مُتَكَرِّرٍ.

Eski evlerde duvarlarda sıkça nişler bulunurdu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler