niyaz

تَضَرَّعَ الرَّجُلُ الْمَرِيضُ إِلَى اللهِ وَتَوَجَّهَ بِالدُّعَاءِ لِيُشْفَى.

Hasta adam, şifa bulmak için Allah'a niyaz etti ve dualar etti.

اِبْتَهَلَ الدَّرَاوِيشُ إِلَى اللهِ وَهُمْ يَدُورُونَ فِي خُشُوعٍ.

Dervişler, huşu içinde sema ederken Allah'a niyazda bulundular.

تَرَجَّتِ الْمَرْأَةُ الْيَائِسَةُ النَّاسَ لِطَلَبِ الْمُسَاعَدَةِ.

Çaresiz kadın, yardım istemek için insanlara niyaz etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler