not atmak

وَضَعَ الْمُعَلِّمُ عَلَامَاتٍ عَلَى أَوْرَاقِ الِامْتِحَانِ.

Öğretmen, sınav kağıtlarına not attı.

سَجَّلْتُ مُلَاحَظَاتٍ حَوْلَ الْقَضَايَا الْهَامَّةِ فِي الِاجْتِمَاعِ.

Toplantıda önemli konuları not attım.

İlişkili Kelimeler