notlandırmak

وَضَعَ المُعَلِّمُ عَلَامَاتٍ عَلَى أَوْرَاقِ امْتِحَانِ الطُّلَّابِ بِعِنَايَةٍ.

Öğretmen, öğrencilerin sınav kağıtlarını dikkatlice notlandırdı.

قَامَتْ لَجْنَةُ التَّحْكِيمِ بِتَقْيِيمِ أَدَاءِ الْمُتَسَابِقِينَ وِفْقًا لِمَعَايِيرَ مُخْتَلِفَةٍ.

Jüri, yarışmacıların performanslarını çeşitli kriterlere göre notlandırdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler