olduğu gibi

أُرِيدُ تَعْلِيقَ الصُّورَةِ عَلَى الْحَائِطِ كَمَا هِيَ، دُونَ تَغْيِيرٍ.

Resmi olduğu gibi duvara asmak istiyorum, değiştirmeden

يَجِبُ سَرْدُ الْأَحْدَاثِ بِالضَّبْطِ كَمَا وَقَعَتْ، دُونَ مُبَالَغَةٍ.

Olaylar olduğu gibi anlatılmalı, abartılmamalı

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler