olgu

يُعْتَبَرُ هَذَا الْحَدَثُ وَاقِعَةً مُهِمَّةً فِي التَّارِيخِ وَيَجِبُ اسْتِخْلَاصُ الدُّرُوسِ مِنْهَا.

Bu olay, tarihte önemli bir olgu olarak kabul edilir ve dersler çıkarılmalıdır.

حَقِيقَة — حَقَائِق

أَثْبَتَتِ الْأَبْحَاثُ الْعِلْمِيَّةُ هَذِهِ الظَّاهِرَةَ وَهِيَ الْآنَ مَقْبُولَةٌ كَحَقِيقَةٍ.

Bilimsel araştırmalar, bu olguyu kanıtlamıştır ve artık bir gerçek olarak kabul edilmektedir.

ظَاهِرَة — ظَوَاهِر

الِاحْتِبَاسُ الْحَرَارِيُّ ظَاهِرَةٌ مُهِمَّةٌ نُوَاجِهُهَا الْيَوْمَ وَيَجِبُ الْبَحْثُ عَنْ حُلُولٍ.

Küresel ısınma, günümüzde karşılaştığımız önemli bir olgudur ve çözümler aranmalıdır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler