oynatılmak

صُنِعَتْ هَذِهِ الْأُغْنِيَةُ لِتُشَغَّلَ بِاسْتِمْرَارٍ عَلَى الرَّادِيُو.

Bu şarkı radyoda sürekli oynatılmak için yapılmış.

تُنْتَظَرُ هَذِهِ الْمَسْرَحِيَّةُ مُنْذُ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ لِيَتِمَّ عَرْضُهَا.

Bu tiyatro oyunu uzun zamandır oynatılmak için bekleniyor.

تَمَّ تَصْمِيمُ الدُّمْيَةِ لِيَتِمَّ تَحْرِيكُهَا عَنْ طَرِيقِ سَحْبِ الْخَيْطِ.

Oyuncak bebek, ip çekilerek oynatılmak üzere tasarlandı.

İlişkili Kelimeler